LOÇ VADİSİ’NDE HES NÖBETİ BAŞLIYOR / BARTIN’DA TERMİK SANTRALE KARŞI ETKİNLİKLER

BARTIN PLATFORMU TERMİK SANTRALE KARŞI ETKİNLİKLERİNE DEVAM EDİYOR

25 Temmuz 2010 tarihinde düzenlenecek etkinliklere Karadeniz İsyandadır Platformu ve Cide LOÇ Vadisi Koruma Platformu da destek veriyor.  Etkinlikler basın açıklaması, tekneler ile termik santral yapılması planlanan Tarlaağzı’na ulaşım ve Tarlaağzı ve Gömü köylüleri ile görüşmeler ile aynı akşam Fuat SAKA’nın vereceği konserle son bulacak.

11 Temmuz’da Hopa’dan yola çıkarak Amasra’da etkinliklerini sonlandıracak “Karadeniz İsyandadır Platformu”, “Karadeniz’den yükselen isyan seslerini duymazdan gelemezdik.  Fındıklı’da vadileri başında nöbet tutan köylüleri, Senoz’da taş atan kadınları, sarı yazmalarıyla eylem alanlarını şenlik eyleyen Loçluları, termik santral istemeyen Bartınlıları, bir Çernobil daha olmasın diyen Sinopluları bilmezden gelemezdik. Karadeniz, sahil yolu ile denizinden koparıldı, Çernobil ile ölüme terk edildi. Şimdi ise HES projeleri ile dereleri şirketlere satılmak, nükleer santral projesi ile Karadeniz atık çöplüğüne döndürülmek isteniyor” söylemleri ile “KARADENİZ YAŞAM YOLCULUĞU” başlatmıştı.

Yolculuğun son durağı olan Amasra’ya tüm doğa dostlarını, Karadeniz sevdalılarını bekliyoruz.

Bartın PLATFORMU

Program:

15.00  Basın Açıklaması (KültürPark)

17.00  Tarlaağzı ve Gömü Köylüleriyle Buluşma (Tarlaağzı)

21.00  Fuat SAKA Konseri (Bedenaltı)

http://www.bartinplatformu.org/

http://www.karadenizisyandadir.org/

http://www.facebook.com/group.php?gid=7223589342&v=wall

http://www.facebook.com/pages/Karadeniz-isyandadir/211851863121

 

 

LOC HALKİ HES’LERE KARSİ NOBETE BASLIYOR

Kastamonu Cide Loç Vadisinde yapılması planlanan Cide HES projesine karşı açmış olduğumuz iptal davasının keşfi için 02.07.2010 tarihinde bilirkişi heyeti bölgemize gelmişti. Bilirkişi heyetinin hazırlayacağı rapor beklenirken şirket durmuyor köyümüzü doğamızı kültürümüzü yok etmeye devam ediyor…

Yöre halkı, dava süresince şirket çalışmalarını durdurmadığı için tepkilerini dile getirmek ve dava sonucu sonuçlanana kadar arazilerinde çadırlarıyla nöbet tutmaya başlayacaklardır.

23 Temmuz 2010 Cuma günü 22.00’de Şişli’den kalkacak otobüslerle Kastamonu’ya gidip Valilik önünde yapacağımız basın açıklamasının ardından Loç Vadimize çadırlarımızı kurmaya gideceğiz.

11 Temmuz günü Karadeniz Yaşam Yolculuğuna çıkan Karadeniz İsyandadır Platformu aktivistleri de bizlere destek vermek amacı ile yaşam yolculunu bizlerle sürdürecek.

24 Temmuz 2010 Cumartesi Günü saat 10:00’da Kastamonu Meydanı önünden buluşarak Kastamonu Valiliği önünde yapacağımız basın açıklamasında ve vadimizdeki cadir nobetimizde siz kıymetli arkadaşlarımızı da aramızda görmekten onur duyacağız.

LOÇ VADİSİ KORUMA PLATFORMU

İrtibat Numaraları :

Erdinç AY      0533 591 1871

Mehmet BAL 0549 742 0176

Necati KAR   0542 582 7838

Yılmaz CAN  0533 370 1061

http://www.facebook.com/group.php?gid=306506228364&ref=ts

http://www.facebook.com/group.php?gid=213273236147&ref=ts

http://www.facebook.com/pages/LOC-VADISI/143313755683121

http://www.locvadisi.com/

Baraj ve HES’lerin Can Suyu Toprakları Geri Dönüşsüz Yokeder / ABDULLAH AYSU

En verimli tarım toprakları, akarsuların taşıdığı toprak zerreciklerini sermek suretiyle oluşur. Bu verimli topraklardan da, verimli ovalar ve deltalar meydana gelir.

Eğer akarsuların akışı engellenecek örneğin önlerine barajlar inşa edilecek olursa arazilerin alçak noktalarına toprak taşıyacak güçte su akışı olmaz, ova ve delta toprakları beslenemez.

Ayrıca rüzgâr erozyonuyla toprağın varolan verimli tabakası başka başka yerlere taşınır. Toprak verimsizleşir. Yoksullaşır.

Erozyon verimli tarım topraklarının belalısıdır. Bilindiği gibi erozyon suların ve rüzgârların toprak zerrelerini başka yerlere taşımasıyla gerçekleşir.

Erozyonun doğal bir biçimde gerçekleşmesi doğanın işleyişi ve devamlılığı için gereklidir.  Ancak doğanın kendi iç işleyişine dışarıdan insanların müdahalesi ile gerçekleşen erozyonlar var. İşte bu erozyon biçimi erozyonu hızlandırdığı ve doğanın ihtiyacından fazlasını gerçekleştirdiği için doğanın işleyişi için risk oluşturur.

Akarsuların akışının engellenmesi ova ve deltaların verimli topraklarının erozyonla kaybolmasına neden olmaz. Akarsuların deltalara taşıdığı toprak takviyesi kesilirse deniz ovalara, deltalara doğru ilerler, buralardaki varolan toprakları aşındırır. Deniz kendisinden alınana yerleri geri alır.

Akarsular, üzerine kurulan barajlar nedeniyle ovalara, deltalara toprak takviyesi yapamayacağından yani sadece can suyu salınmasına muhtaç kalan ovalar ve deltalara karşı deniz üstünlüğü ele geçirir. Akarsu yatağından deniz iç kısımlara doğru ilerler. Bu ilerleme sürecinde akarsuyun beslediği yer altı sularını da deniz suları beslemeye başlar. Yer altı suları tuzlanmaya başlar. Yer altı suları kendilerini temizleyemez. Yer altı sularını kullanarak arazilerini sulayan çiftçiler aracılığıyla kilometrelerce uzağa götürülecek bu tuzlu sular toprakları tuzlandırır. Yeraltı sularına karışan deniz suları ile tuzlu su hızla uzaklara ulaşır ve yayılır.

Engelsiz akan akarsuyun oluşturduğu verimli tarım toprakları yerine yapılan barajlar nedeniyle bırakılan cılız can suyuna galip gelecek olan deniz suyu verimli toprakları sadece verimsizleştirmez, kullanılmaz kılar.

HES karşıtı tutuklular serbest

Daha önce HES’ler için arazi keşfinde bulunan hakimin aracına saldırdıkları iddiasıyla tutuklanan HES karşıtları tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldılar.

Yaklaşık 7 ay önce, Erzurum’un Tortum ilçesinde, kamulaştırma çalışmaları kapsamında arazi keşfinde bulunan hakimin aracına taşlı saldırı düzenledikleri iddiasıyla tutuklanan 5 hidroelektrik santral karşıtı vatandaş serbest bırakıldı.

Tortum’a bağlı Serdarlı beldesinde HES protestosu sırasında görevli hakimin üzerlerine araç sürdüğü iddiasıyla hakimin içerisinde bulunduğu aracı taşlayarak, camını kıran ve sonrasında tutuklanan 5 kişi tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Avukat Haktan Avnik konuya ilişkin açıklamasında “Uzun bir süre iddianame bize ulaşmadı. Bu davaya bakacak bir hakim bile atanmadı. Bu bizim için endişelendirici bir durumdu. Kısa bir süre önce müvekkillerim çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakıldı” dedi.

Pehlivanlı, Bağbaşı ve Serdarlı beldelerinden geçen Ödük Çayı üzerine kurulacak üç HES’e karşı tepkiler de halen sürüyor. 10 Ağustos 2010 tarihinde bilirkişi tarafından inceleme yapılacağı bildirilirken, vatandaşlar mahkemenin hala devam etmesine rağmen şirket yetkililerinin “acele kamulaştırma kararı” alarak halkın tek geçim kaynağı olan arazilerine zarar verdiklerini ifade ettiler. Bilirkişinin üniversitenin çevre mühendisliği bölümünden akademisyenlerden oluşacağını kaydeden Avukat Avnik verilecek kararın çok önemli olduğunu söyledi.

Bölgedeki vatandaşlar da HES’lere karşı sonuna kadar direneceklerini ifade ederlerken bir vatandaş konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “HES’ciler bin bir emekle yetiştirilmiş 20 yıllık ceviz ağacını gözünü kırpmadan yıktı. Çünkü bu insanların gözünü para hırsı bürümüş. Kimsenin gözü ağaç görmüyor. Burada yaşayan insanların bitki örtüsü görmezden geliniyor. Bunun bedelini halk ödeyecektir. Siyasilere sesleniyoruz. Bu işi başımıza bela ettiniz ve çekip gittiniz. Buraya gelecek olan vekillere verilecek elbette bir cevabımız olacaktır. Bu ağacın canını aldıkları gibi yakın da bizimde canımızı alacaklar. Ama sonuna kadar direneceğiz.”

(soL-Haber Merkezi)

BP Oil Poisons the Gulf of Mexico’s Food Chain – Dahr Jamail*

 

NEW ORLEANS, United States, Jul 20, 2010 (IPS/IFEJ) – Shellfish in the Gulf of Mexico grow with drops of petroleum inside them, coyotes eat oil-soaked birds, and sharks suffocate when the oil coats their gills.

Oil droplets have been found beneath the shells of tiny post-larval blue crabs drifting into Mississippi coastal marshes from offshore waters, says Harriet Perry, director of the University of Southern Mississippi Gulf Coast Research Laboratory.

Many kinds of fish and shore birds feed on those young crabs. And this is just one of the many examples of how the crude oil that began to spill Apr. 20 from British Petroleum’s (PB) Deepwater Horizon well has already taken its toll on the Gulf’s food chain.

Jonathan Henderson, with the Gulf Restoration Network, explained to this reporter that oil-soaked birds are being eaten by coyotes, which are then later eaten by alligators further inland.

“Do you know how the pelicans die of oil?” asked Dean Wilson, executive director of Atchafalaya Basinkeeper. “They open their wings, thinking they are drying them in the sun, and they just cook in the sun. Thousands of birds are dying like that because of the greed of a foreign company.”

The organisation Wilson heads is dedicated to preserving the ecosystems of the Atchafalaya Basin on the Louisiana Coast. He is incensed at the catastrophic impact the BP oil disaster, which has been ongoing for nearly three months.

Oil began to gush into the Gulf of Mexico following an explosion Apr. 20 on the Deepwater Horizon oilrig, which BP leased from the Swiss firm Transocean. Two days later, the platform sank. As of Jul. 20, the company had capped the well and stopped the flow of oil, though tests continue on the cap’s structural integrity.

Wilson is angry about what he perceives as BP’s lack of willingness to implement measures necessary to adequately protect wildlife.

For example, the company is not rescuing the chicks of oiled adult birds, nor is it allowing local environmentalists, like himself, to go out and participate in animal rescue efforts.

“You have to realise that it takes two parents to raise the chicks in these areas. If one of the parents gets into the oil, the other parent alone cannot raise the chicks, and the chicks are going to die,” he said.

There are at least as many chicks that have died as there are rescued pelicans, and the number rescued is “only the tip of the iceberg,” said Wilson.

According to the U.S. Fish and Wildlife Service, as of Jul. 14, 553 miles of Gulf Coast shoreline was oiled, 2,930 birds had been recovered (1,828 of them dead and 1,102 of them oiled), along with more than 500 dead sea turtles and other mammals.

More than 45,000 workers are currently responding to the BP oil disaster, but higher-end estimates show that as much as 8.4 million barrels of BP oil has been released into the Gulf, and more than 6.8 million litres of chemical dispersants Corexit 9500 and Corexit 9527 used (the same chemicals are banned in Great Britain).

The dispersants are believed to cause headaches, nausea, vomiting, diarrhoea, irritation of eyes, nose, throat and lungs, difficulty breathing, respiratory system damage, central nervous system depression, neurotoxic effects, genetic damage and mutations, cardiac arrhythmia and cardiovascular damage.

“This is the second most important delta in the Western Hemisphere and one of the most important deltas on the planet,” said Paul Orr, an officer with Lower Mississippi Riverkeeper, a group focused on keeping the lower Mississippi River pollution-free.

“We just have no idea what this amount of oil in this close proximity to the delta could do. The decision was made to use the dispersants intensively to sink the oil — the rationale was to minimise shore impacts at all cost,” he said.

“But now it seems like the real reason they’ve been doing that is to get the oil to disappear because if it was staying on the surface, at least you could collect it, even if it starts impacting the shore in some way,” said Orr.

“Now we have unknown millions of barrels of oil floating around in the water column and sticking to the sea floor. We may not ever know some of the long-term damages,” said the activist.

Orr, like many Gulf region environmentalists and scientists, is critical of BP’s lack of adequate efforts towards helping oil-contaminated wildlife. “They have to look like they’re doing something,” he said, alluding to the relatively small number of birds the company has treated.

He is concerned about all the Gulf species, but in particular those that were already endangered before the spill. For example, the Kemp’s Ridley and leatherback sea turtles, the sperm whale, the Gulf sturgeon fish, and birds such as the piping plover.

“There are at least 75,000 square miles of the Gulf covered in oil as we speak,” Henderson told this reporter.

Likewise, Wilson expressed concern for microorganisms that are feeding on the oil, particularly in the deeper regions in the Gulf where BP has sunk the oil through the use of dispersants.

“There is a big population of whales and whale sharks that migrate right where the oil is. We’ve already seen that the shark won’t avoid the oil. We’ve seen schools of hundreds of whale sharks migrating through the Gulf of Mexico. They open their mouths to filter plankton — so the oil contaminates their gills, and they will suffocate.”

“We can’t play around with BP’s toxic science experiment and sit around and wait for the outcome in the Gulf,” said Henderson.

And, with a note of pessimism, added: “I have a feeling this isn’t going to be the last of this kind of oil well blowout.”

*This story is part of a series of features on biodiversity by Inter Press Service (IPS), CGIAR/Biodiversity International, International Federation of Environmental Journalists (IFEJ), and the United Nations Environment Programme/Convention on Biological Diversity (UNEP/CBD) — all members of the Alliance of Communicators for Sustainable Development (www.complusalliance.org). (END)

http://ipsnews.net/news.asp?idnews=52214

%d blogcu bunu beğendi: