Bilirkişi Raporu: Loç’ta HES projesi katliam demektir…

İSTANBUL (DİHA) – Cide’ye bağlı Loç Vadisi’nde yapılmak istenen Hidroelektrik Santral’in (HES) yapım alanında incelemelerde bulunan Kastamonu İdare Mahkemesi Bilirkişi Heyeti, projenin Uluslararası Bio Çeşitlilik, Avrupa Peyzaj ve Ramsar Sözleşmeleri’ne uygun olmadığı ve yapıldığı yer dolayısıyla projenin ekosistemin bütünlüğüne zarar vereceğini tespit etti. 

Kastamonu’nun Cide’ye bağlı güzellikleri ile ünlü Loç Vadisi’nde ORYA Enerji -Ümran Boru tarafından yapılması planlanan HES projesine karşı şirketin İstanbul’daki merkezi önünde köylüler ve yaşam alanı savunucularının başlattığı eylem 17. gününe girdi. Loç Vadisi’nin simgesi olan sarı yazmalarla kadınların ağırlıkta olduğu eylem devam ederken bu gün şirket önünde basın açıklaması yapan çevreciler, Kastamonu İdare Mahkemesi Bilirkişi Heyeti’nin raporunu açıkladı. “Orya Enerji Loç Vadisi’nden Defol” yazılı pankartı açan grup “Cide HES gidecek huzur gelecek”, “Santral yapma boşuna yıkacağız başına”, “Loç Vadisi darda sarı yazma isyanda” sloganları attı. 

Grup adına ise basın açıklamasını okuyan Loç Vadisi Koruma Kurulu’ndan Fatoş Ay, raporu hazırlayan Bilirkişi Heyeti’nde İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim üyesi Dr. Ferhan Gökbulak, Sakarya Üniversitesi Biyoloji Öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Kenan Tunç ve aynı üniversitenin İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. İbrahim Yüksel yer aldığını hatırlattı. Ay, “Bilim heyetinin hazırladığı raporun sonuç bölümünde, ‘Cide HES projesinin yeri kesinlikle uygun değildir. Proje sahasının milli park alanı tarafından çevrili olmasına ilave olarak milli parkla aynı havza içerisinde ye almasa bile, projede yer seçiminin doğru olmadığını göstermektedir. Proje alanında yapılacak çalışmalarından kaynaklanan olumsuz etkilerin milli park alanını da etkileyeceği, havza ve mili parktaki ekosistem bütünlüğüne zarar vereceği kesindir” diye konuştu. 

Bilim heyetinin raporunun haklılıklarını ortaya koyduğunu ifade eden Ay, “Bilirkişi heyeti son noktayı koymuştur. Projenin yeri uygun değildir ve Küre dağlarını milli parkını olumsuz etkileyecektir. Bu projede uluslar arası sözleşmeler dikkate alınmamıştır” diye kaydetti. Ay, projenin Uluslararası Bio Çeşitlilik, Avrupa Peyzaj ve Ramsar Sözleşmeleri’ne uygun olmadığı ve yapıldığı yer dolayısıyla projenin ekosistemin bütünlüğüne zarar vereceğini tespit etti. 

Açıklama heyet raporunun açıklamasıyla son bulurken, oturma eylemini sürdüren Loçlular herkesi doğa katliamına karşı yanlarında olmaya çağırdı. 

(ek/fk/avt)

Loç Vadisi Koruma Platformu’nun 24 Aralık 2010 Cuma günü, İstanbul Orya Han önünde yaptığı basın açıklamasının tam metni:

LOÇ VADİSİ BASIN AÇIKLAMASI

Orya Enerji tarafından  Kastamonu CİDE LOÇ vadisinde yapılmak istenen CİDE-HES projesinin, vadimize büyük zararlar vereceği, hemen yanıbaşında bulunan Küre Dağları Milli Parkı ile bu parkın tampon bölgesi içinde bulunan ve ayrılmaz bir parçası olan LOÇ vadisindeki ekosistem bütünlüğünü bozacağı iddiaları  ile Kastamonu İdare Mahkemesi’nde açtığımız davada nihayet bilirkişi raporunu verdi. Haklılığımız bir kere daha ortaya çıkardı.

Kamuoyunun yakından bildiği gibi, davamıza ilk atanan bilirkişi heyeti, keşif incelemesi yapmak üzere Kastamonu’ya gelirken geçirdikleri bir trafik   kazası sonucunu hayatını kaybetmiş,  bu acı olay sonucunda İstanbul  Üniversitesi Orman Fakültesi’nde görevli Prof. Dr. Ahmet Hızal ve Prof. Dr. Asuman Efe ile İGDAŞ eski genel müdürü Prof. Dr. Necdet Aral yaşamını yitirmiş idi.Kendilerini saygı ve rahmetle bir kere daha anıyoruz.

Bu kaza nedeniyle mahkemenin  bilirkişi incelemesi yapması  zaman almış ve   Aralık 2009 ayında açtığımız davada bir yılı aşkın bir süre sonra, mahkeme tarafından  ikinci kere atanan bilirkişi heyeti raporunu  ancak verebilmiştir.Bu uzamayı fırsat bilen Orya Enerji firması inşaatı başlatmış ve  dere kenarında tuttuğumuz  nöbetlere rağmen doğa tahribatına devam etmiştir.

Kastamonu İdare Mahkemesi tarafından oluşturulan  yeni bilirkişiler,İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim üyelerinden Prof.Dr.Ferhan Gökbulak, Sakarya Üniversitesi Biyoloji Bölümünden Yard.Doç.Dr. Kenan Tunç ve aynı üniversitenin İnşaat Mühendisliği bölümünden Doç.Dr.İbrahim Yüksel’dir.Kastamonu İdare Mahkemesinin seçtiği  bilirkişi heyeti, ülkemizde bilimin sesini tarafsız, vakur  ve cesur bir şekilde duyuran bilim insanları olduğunu bir kere daha göstermiştir.

Bilim heyetinin  hazırladığı  raporun sonuç bölümünde “Cide Hes Projesini  yeri kesinlikle uygun değildir. Proje sahasının milli park alanı tarafından çevrili olmasına ilave olarak milli parkla aynı havza içerisinde yer almasa  bile, projede yer seçiminin doğru olmadığını göstermektedir. Proje alanında yapılacak çalışmalardan kaynaklanan olumsuz etkilerin milli park alanını da etkileyeceği, havza ve milli parktaki ekosistem bütünlüğüne zarar vereceği kesindir.” ifadeleri ile Cide-HES projesinin yerinin kamu yararına olmadığı tartışmaya yer bırakmayacak bir netlik ve açıklıkta belirtilmiştir.

Avukatımız Yakup Okumuşoğlu’nun Raporda bu tespitlerin yanısıra tespit  ettiği çok  çarpıcı ve haklılığımızı gösteren diğer görüşler  şöyledir:

-“Türkiye’nin de taraf olduğu Bio Çeşitlilik, Avrupa Peyzaj ve Ramsar sözleşmelerinin dikkate alınmadığı tespit edilmiştir.”

-“Projenin ekonomik yararları mutlaka olacaktır.Ancak, projenin tamamlanması durumunda uzun dönemde milli parkı içinde barındıran bir havzada çevreye yapacağı olumsuz etkilerle karşılaştırıldığında çok da büyük bir önem arzetmemekte  ve önemsiz kalmaktadır.Çünkü projenin ekolojik bakımından çevre üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler telafisi mümkün olmayan bozulmalar şeklinde ortaya çıkacaktır.Bu gibi önemli havzaların kamu yararı dikkate alınarak kullanılması asıl amaç olmalıdır”

-“Tennant metoduna göre sucul yaşamın optimum seviyede sürekliliğinin sağlanması için dere yatağına bırakılacak su miktarı toplam akımın %30 a varan  veya daha fazla olması ileri sürülmektedir.Projede önerilen can suyu miktarı özellikle yaz aylarında dere yatağının genişlediği yerlerde metodun ön gördüğü yeterli su akış hızı ve derinliği oluşturmayacaktır”

-“Devrakani Çayı havzası içerisinde bir milli parkın yer alması ve havza içerisinde yapılacak her türlü faaliyetinde bütüncül havza yaklaşımı anlayışına göre milli park üzerinde  de etkisi olacağı dikkate alındığında; taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler gereğince bu havzanın ekosistemin (vejetasyon ve yaban hayati birlikte) korunması, burada bozulmaya yol açacak her türlü faaliyetin engellenmesi gerekmektedir.”

-“Her ne kadar proje sahası milli park sahası olmasa da milli parkın koruma zonu kabul edilecek bir mesafe içerisinde yer almaktadır”

-“Proje sahasında bulunan bazı endemik türlerin başka yerlere transfer edilerek koruma altına alınacağı söylenmektedir.Bu durum doğru bir yaklaşım değildir ve transfer edilen bitkinin transfer edildiği ortama uyum sağlayıp gelişeceği garanti değildir.Böyle bir doğa yaklaşımı da bulunmamaktadır.”

Bilirkişi heyetinin İnşaat Mühendisliği bilim dalından gelen üyesi, dava konusu bu projenin çevre,orman, bitki, botanik, flora, fauna peyzaj vb.açısıdan olumsuz etkiler oluşturup oluştırmadığının kendi bilim alanı ile ilgili olmadığı gerekçesi ile diğer iki üye tarafından değerlendirilebileceği görüşü ile, ÇED süreci ve Raporu ile ilgili formatsal (şekilsel) olarak bir eksiklik görmediğini,  ama buna karşılık çevre,orman, bitki, botanik, flora, fauna peysaj vb.açısıdan olumsuz etkiler oluşturup oluşturmadığının diğer iki üye tarafından değerlendirilebileceğini ifade ederek, raporun altına imza atmamış ve rapor iki bilim insanının çoğunluk imzası ile oluşturulmuştur.

ŞİMDİ BEKLENTİMİZ;  bilirkişi heyetinin dava konumuzla doğrudan ilgili olan bilim dallarından  gelen üyelerinin hazırladığı çoğunluk görüşü esas alınarak, Cide LOÇ VADİSİ’nde  inşaatın hızla devam ettiği ve yargı sürecinin  bazı talihsiz olaylar sonucunda uzaması sonucunda, fiilen inşaatın ilerlediği ve telafisi imkansız sonuçların ortaya çıktığı, gecikilerek verilecek bir kararın  anlamsız  ve işlevsiz hale geleceği göz önüne alınarak,  davada esas hakkında bir karar verilinceye kadar ivedilikle dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasıdır.

CİDE-HES İÇİN BİLİRKİŞİ RAPORU SON NOKTAYI KOYMUŞTUR:“PROJENİN YERİ UYGUN DEĞİLDİR, KÜRE DAĞLARI MİLLİ PARKI’ nı  OLUMSUZ ETKİLEYECEKTİR”

“ULUSLAR ARASI SÖZLEŞMELER DİKKATE ALINMAMIŞTIR.”

Bilirkişi raporlarının  Cide Hes projesinin aleyhine çıkması üzerine panikleyen Firmanın Şantiyesinde çalıştırdığı personel ile Firmadan bağış aldıkları belgelenmiş muhtarımızla yerel bir gazete’de “Loç’lular Cide Hes’i istiyor” diye kamuoyu oluşturma çalışmalarını Gerçek Loç’lular olarak gülümseyerek takip ediyoruz.Kamuoyuna saygı ile duyurulur.      

LOÇ VADİSİ KORUMA PLATFORMU 24.12.2010

Loç Vadililer olarak haftaiçi her gün saat 18′e kadar ve Cumartesi günleri İstanbul’da şirket kapısına desteğe bekleriz: Sarı Yazmalarımızla Orya Han önündeyiz. Yer: Kabataş-Fındıklı, Meclis-i Mebusan Caddesi, no:19 Orya Han önü (Kabataş –  Tophane arasında tramvay yolu üstünde)

Orya Enerji-Ümran Boru’nun Loç Vadisi’nde sürdürdüğü HES katliamına karşı İstanbul’daki şirket önündeki oturma eylemimizin günlüğünü bu linkten takip edebilirsiniz: http://bit.ly/OturmeEylemiGunlugu

iletişim: locvadisiplatformu@gmail.com
http://www.locvadisi.com/
http://facebook.com/locvadisi
http://locvadisidireniyor.wordpress.com/

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: